Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Çapak, bir yıl önce 40 üniversite arasında seçilen ve 5 Pilot Üniversite arasına giren Bingöl Üniversitesinin yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Pilot üniversite kapsamında hazırlanan projelerin Bingöl Üniversitene, kentte ve bölgeye çok şey katığını belirten Çapak, projelerden maksat sadece üniversitenin gelişmesi ve geliştirilmesi değil, bölgesel kalkınmanın amaçlandığını söyledi.

Çapak, bir yıl önce 5 pilot üniversite arasına giren Bingöl Üniversitesinin bu süre içinde yaptığı çalışmalar hakkında bilgi vererek, üniversite olarak çok bal ve bal ürünleri ile endemik bitkiler hakkında çalışmalarının somut hale geldiğini belirtti.

Pilot Üniversite kapsamında üniversite olarak gelinen aşamayla ilgili bilgi veren Çapak, geçtiğimiz hafta Pilot Üniversite Koordinasyon Merkez Ekibi (PİKOM) ile birlikte Kalkınma Bakanlığında bir toplantı düzenlediklerini belirtti.

Çapak, “Bir yıldır üniversitemizde gerçekleştirilen projeler, proje grupları ve proje yürütücüleri tarafından yürütülen çalışmaları ve bu çalışmalar neticesinde vardığımız noktayı Kalkınma Bankalığındaki yetkili uzman arkadaşlar ile paylaştık, gelinen nokta da projeleri hayata geçirilmesi noktasıydı. Bu toplantı son derece verimli bir toplantı oldu. Sanırım bundan sonraki süreçte üniversitemizdeki arkadaşlarımızın hazırladığı projelerin pratiğe ve hayata geçme sürecidir. Yaklaşık bir yıldır üniversitemiz paydaşları ile beraber Bingöl’deki kurum ve kuruluşlarla birlikte bir takım proje çalışmalarım yapıyordu. Bu projeler beli bir safhaya geldi, somutlaştı hatta hangi projenin hangi süre içinde gerçekleştirileceğini bir takvime bağlandı. ” dedi.

“Bal, bal ürünleri ile endemik bitkiler ile ilgili birçok çalışmamız var”

Bir yıl önce tarım ve havza bazlı üniversitenin pilot üniversite olarak öne çıktını dile getiren Çapak, “Tarım ve havza bazlı olarak burada; Bal ve bal ürünleri ve endemik bitkiler, bunlarla ilgili olarak onlarca proje hazırlandı, bundan sonraki süreçte hayata geçecek ve bölgeye katkı sağlayacak. Bu projelerin iki boyutu var. Birincisi, üniversite ile alakalı olarak öğretim üyesi olan arkadaşlarımız emek harcayacak bu projelerden bir takım bilimsel makaleler çıkaracak ama diğer taraftan bu projelerin somut çıktıları il ile alakalı olacak. Balın kalitesi artırılmış olacak, tescillenmiş ve markalaştırılmış olacak. Ondan sonra Arıcaların eğitimi söz konusu olacak. Bal arıların hastalıkları tespit edilerek engellenmiş olacak. Endemik bitkiler ve bal ve bal ürünleri alternatif tıp da kullanılabilecek yönleri ön plana çıkacak.” diye konuştu.

“Hedef obez bir üniversite değil, her zaman ifade ediyorum kaliteli bir üniversiteye doğru gitmek”

Çapak, Bingöl Üniversitesinin geldiği yer açısından değerlendirerek, konuşmasına şöyle devam etti: “Toplamda baktığımızda binin üzerinde sadece üniversitenin çalışanı var. Öğretim üyesi ve idari personel olarak, bu Bingöl için devasa bir rakam. 16 bin civarında öğrencimiz var. Yeni açılan bölümler var buraya gelen öğrencilerimiz var. Önümüzdeki dönemde sayı daha da artacağını ümit ediyorum ancak sayı artırırken de hedefimiz obez bir üniversite değil, bunu her zaman ifade ediyorum kaliteli bir üniversiteye doğru gitmek. Önemli sayısı önemli ama asıl şey, öğrencinin kalitesi olduğunu düşünüyorum. Bundan dolayı biz kültürel faaliyetlere önem veriyoruz. Üniversitemizde ilimizle ilgili ve bölgemizle ilgili gündemlerle ilgili faaliyetler de devam edecek.”

“Üniversiteler birbirinin benzeri olmasın misyon farklılaşması olsun bölgeye göre şekillensin”

“Pilot üniversite olmamız hesabıyla beli alanlarda öne çıkmış durumdayız.” diyen Çapak, “Bu alanlarla ilgili YÖK’ün bize ekstradan verdiği personelde söz konusu akademik personel veriyor. Ayrıca pilot üniversitelere verilen ayrı bir bütçe var. Bir de yeni 10 araştırma üniversite seçildi. Onlarda pilot üniversite gibi verilen ayrı bütçelerle araştırma yapacaklar. Daha önce Bingöl Üniversitesinin de bulunduğu 5 pilot üniversite ilan edilmişti. Bu yılda Cumhurbaşkanı Külliyesinde 10 araştırma üniversitesi ilan edildi. Tahmin ediyorum bundan sonraki süreçte eğitim ve benzeri alanlarda öne çıkabilecek farklı üniversiteler olacak. Yani artık üniversiteler birbirinin benzeri olmasın misyon farklılaşması olsun bölgeye göre şekillensin gibi bir arzu var. Doğrusu söylemek gerekirse bunu faydalı görüyoruz. Bir bölgede ne öne çıkıyorsa, ne o bölgeye katkı sağlıyorsa, o bölgede bulunan üniversite o yönde öne çıkması elbette ülkemiz ve bölgelerimiz için daha faydalı olacaktır diye düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.