Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bingöl 6. Olağan Kongresi’nde yaptığı konuşmasının tam metni

Değerli dava arkadaşlarım, yol arkadaşlarım; sizleri en kalbi duygularla selamlıyorum.

Günümüz kutlu, geleceğimiz aydınlık olsun inşallah.

Buradan Bingöl’ün tüm ilçelerine, tüm köylerine en kalbi duygularla şahsım, arkadaşlarım adına selamlarımızı, sevgilerimizi yolluyoruz.

Aşık ne güzel söylemiş:

“Bingöl dört dağ içinde,

Yanarım yağ içinde.

Kim Bingöl’ü sorarsa,

Bir yârim var içinde.”

Biz de bugün 2,5 senelik hasretin ardından Bingöl’deki binlerce yârimizi görmeye geldik. Siz Bingöllü kardeşlerimle kucaklaşmaya, hasret gidermeye, dertleşmeye, hasbihal etmeye geldik. Maşallah bugün Bingöl bambaşka.

Değerli arkadaşlarım sizlere hitap ettiler. Kapalı spor salonunun dışı aynen bu kadar tıklım tıklım o da doluydu. Fakat, ya bugün her taraf başka, Elazığ da başka, maşallah Elazığ’dan size selamlar var. Ve orada da yine 10 bin kişilik bir kapalı spor salonu, dışarıda bir o kadar maşallah yine katılanlar ve 6. Olağan Kongreye hep birlikte gelmişler, bunlar kongre ha. Ve bu aşk, bu heyecan elhamdülillah Türkiye’yi sardı. Tabi şimdi bu olunca kıskanıyorlar; kıskanacaklar, sadece bu ülkenin içinde olanlar değil, dışarıda olanlar da kıskanıyor.

Şu anda ben karşımda kabına sığmayan bir Bingöl görüyorum. Şu an karşımda bölücü teröre şamar olup inen bir Bingöl görüyorum. Bugün tarih boyunca olduğu gibi, yine milli irade diyen, yine demokrasi, özgürlük, kardeşlik diyen bir Bingöl görüyorum. Az önce yavrumuzun şiir okuyuşunu dinlediniz değil mi? “Evet.” Bak nereden geliyor, ciğerden ciğerden, damardan, rahmetli Müslüm baba gibi, damardan. Bak maşallah, bunlarla çok işler yapacağız evvel Allah.

2,5 sene sonra tekrar vefanın, dayanışmanın, muhabbetin şehri Bingöl’ü ziyaret etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Şehre ayak bastığımız andan itibaren bizi özlemle bağrına basan tüm Bingöllü vatandaşlarıma buradan şükranlarımı sunuyorum.

AK Parti Bingöl İl Kongresinin şehrimiz için, ülkemiz, milletimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.

Kuruluşundan bugüne kadar AK Parti Bingöl teşkilatlarımızla görev alan tüm kardeşlerime emekleri, gayretleri için şükranlarımı sunuyorum. Ahirete irtihal etmiş olanlar Yüce Mevla’dan rahmet ve mağfiret diliyorum.

Kongremizde bayrağı devralarak son derece ağır bir sorumluluğun altına giren arkadaşlarımıza da Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum.

Bugüne kadar bizi asla yalnız bırakmayan Bingöl, inşallah tüm teşkilat olarak sizlerin çabaları ve emekleri sayesinde özverili çalışmalarıyla AK Partinin demokrasinin kalesi olmayı sürdüreceğini inanıyorum.

Kardeşlerim, Bingöl’de hem hasret gidermek, hem il kongremizi yapmak, hem de sizlere bizzat teşekkür etmek için bulunuyoruz. Öncelikle 16 Nisan halkoylamasında yüzde 73 gibi Türkiye ortalamasının çok çok üzerinde bir oy oranıyla cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine evet diyen tüm Bingöllü kardeşlerime gönülden teşekkür ediyorum. Bilhassa yüzde 87,5 ve 86 ile rekor seviyelerde kabul oyu kullanan Solhan ve Genç ilçelerimize hassaten teşekkürlerimi sunuyorum. Şöyle Solhan bir ayağa kalksın bakayım, maşallah. Şöyle bir de Genç ayağa kalksın bakayım, maşallah, Allah nazardan saklasın.

Darbe anayasasına karşı en yüksek hayır oyu veren cesur Bingöl 16 Nisan’da bir kez daha kendine yakışanı yapmıştır. Bingöl, vesayeti bitiren ve koalisyon dönemlerini tamamen sona erdiren cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine rekor seviyede destek vererek demokrasimize çağ altmıştır. 2019 seçimleriyle tamamen yürürlüğe girecek bu yeni sistemle ülkemizde siyasete dışarıdan müdahalelere zemin hazırlayan kargaşa ve istikrarsızlık ortamı artık tarihe karışacaktır. Yeni yönetim sistemiyle beraber Türkiye 2023 hedeflerine daha hızlı ilerleyecek, 2053 ve 2071 vizyonuna daha sıkı sarılacaktır.

Bunun yanında, Bingöl 15 Temmuz hain darbe girişimi karşısında gerçekten takdire şayan bir tavır sergiledi. O meşum gece boyunca Bingöl halkı ellerinde bayrakları, dillerinde dualarıyla kadını-erkeği, genci-yaşlısıyla tüm Türkiye’ye örnek oldu. Darbeye hayır, direnişe devam diyerek hain FETÖ’cülere meydanı dar eden her bir Bingöllüye teşekkür ediyorum.

Bugün bu salonu dolduran bütün kardeşlerimin gerek 15 Temmuz gecesi, gerekse 29 gün boyunca PTT Kavşağında demokrasi nöbeti tuttuğunu çok iyi biliyorum. Şundan emin olun: Bingöl bu asil, bu cesur tavrını devam ettirdikçe hiçbir güç Türkiye’yi bölemez, bu milleti parçalayamaz. Bingöllü kardeşlerim iradelerine, ülkelerine, devletlerine bu şeklide sahip çıktıkça, evvel Allah hiçbir fitne tohumu bu topraklarda yeşeremez. Bingöl halkı böyle gür bir seda ile demokrasi dedikçe, hak, adalet dedikçe, kardeşlik dedikçe, Allah’ın izniyle kimse bu ülkeye diz çöktüremez. Siz bizim yanımızda böyle kararlı, böyle dik durursanız terör örgütlerinin topu birden gelse bizi yolumuzdan alıkoyamaz. Nitekim işte görüyorsunuz, başarılı olamıyorlar, olamayacaklar. Onca çabalarına, onlara her türlü imkana boğan arkalarındaki güçlere rağmen vatan toprağının tek bir taşanı dahi bizden koparmıyorlar.

Ne FETÖ’cü hainler, ne de bu katiller sürüsünü üzerimize salanlar ellerindeki onca güce, sergiledikleri onca ikiyüzlülüğe rağmen hiçbir mesafe alamadılar. O gece tarihin en büyük ihanetini sergileyen FETÖ’cü alçaklar tanklarına, toplarına, ölüm kusan silahlarına rağmen bu milleti ürkütemediler, sindiremediler, korkutamadılar. Tıpkı istiklal şairimiz Mehmet Akif’in ifadesiyle, hadi bakalım şimdi istiklal şairimizin ifadeleriyle seslenelim:

“Cehennem olsa gelen göğsümüzde söndürürüz;

Bu yol ki hak yoludur dönme bilmeyiz yürürüz!

Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun?

Meğerki harbe giren son nefer şehit olsun.

Şu karşımızdaki mahşer kudursa çıldırsa;

Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa;

Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar,

Taşıp da kaplasa afakı bir kızıl sarsar;

Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;

Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;

Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz.

Cihan yıkılsa, emin ol bu cephe sarsılmaz.”

Sarsılır mı? “Hayır.” Sarsılmaz. Sarsılır mı? “Hayır.” Sarsılır mı? “Hayır.” Mesele bu işte. Bu millet tıpkı bir asır önce Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşında olduğu gibi Türk’ü, Kürt’ü, Zaza’sı, Laz’ı, Çerkez’i, Arap’ı, Boşnak’ı, Roman’ı, 81 milyon tek yumruk olarak FETÖ’nün işgal ordusunu hezimete uğraşmıştır. Bu millet ölüm kusan silahlara, tanklara ve uçaklara rağmen bağımsızlığından zerre kadar taviz vermemiştir. Hamdolsun, bizler de yaptığımız çalışmalar bu necip millete ve elbette Bingöl’ün vefakar insanlarına … onu yere düşürmüyoruz.

Bingöl’den aldığımız ilhamla, sizlerden aldığımız güçle, zalimler karşısında dik duruyor, Filistin’den Arakan’a, Yemen’den Afganistan’a kadar tüm mazlum ve mağdurlara sahip çıkıyoruz. İşte Kudüs’te sahip çıktık, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ne oldu? Dünya hamdolsun bizim yanımızda yer aldı. Demek ki… “AK gençlik burada reisinin yanında.” Sağ olun, var olun. Son Kudüs meselesinde mukaddes beldelerimizi korumak, barış ve istikrarı temin etmek için gerekirse dünyayı ayağa kaldırırız dedik ve tüm imkanlarımızı seferber ettik.

Bugün artık uluslararası ilişkilerde herkes şu gerçeği kabul ediyor: Ekonomide, ticarette, diplomasi ve savunma sanayinde yükselen bir Türkiye var. Bugün Anadolu’da güçlü demokrasisiyle bölgesine ilham olan, din, dil, ırk ayrımı yapmadan tüm mazlumlara kucak alan güçlü bir ülke var. Bugün artık bölgesel ve küresel senaryolara figüranlık yapmak yerine oyun kuran, tuzak bozan bir Türkiye gerçeği var.

Geldiğimiz nokta itibarıyla Türkiye’nin olurunun alınmadığı, Türkiye’nin rızasının gözetilmediği hiçbir girişimin başarı şansı yoktur. Türkiye’nin hassasiyetleri hesaba katılmadan atılacak tüm adımlar er ya da geç akim kalmaya mahkumdur. Türkiye milli güvenliğini ilgilendiren tüm konularda hem masada, hem sahada olmaya devam edecektir. Güvenlik birimlerimizle bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da birliğimize, dirliğimize, istikbal ve istiklalimize kasteden tüm şer şebekelerinin heveslerini kursaklarında bırakmayı sürdüreceğiz. Özellikle vatandaşlarımızın kanını döken tüm teröristlerden, FETÖ’cü ve bölücü alçaklardan döktükleri kanının muhakkak hesabını soracağız. Toprağa düşen her bir şehidimizin, yaralanan her bir gazimizin, geride gözü yaşlı bütün masum eşlerin, annelerin, yavruların acısını bu katil sürülerinin asla yanına kar bırakmayacağız.

Değerli kardeşlerim; Bingöl’e her gelişimde buranın daha da güzelleştiğine, büyüdüğüne, hedeflerimiz ve ideallerimiz doğrultusunda ciddi mesafe kat ettiğine şahit oluyorum. Bingöl sadece demokrasi ve vesayetle mücadele konusunda öncülük yapmıyor, aynı zamanda ekonomik ve ticari alanlarda da gerçekten göz dolduruyor. AK Parti hükümetleriyle Bingöllü kardeşlerim artık hak ettikleri, layık oldukları hizmetlerle buluşuyor. Gerek resmi kurumlarımızın, gerek özel sektörümüzün yaptığı yatırımlarla Bingöl’ün çehresi değişiyor. Şehrimiz bölgenin cazibe merkezi haline dönüşüyor. Sadece tarım ve hayvancılıkta değil, Bingöl üretimde, sanayide, istihdamda da büyük atılımlar gerçekleştiriyor. 2017 yılı istihdam seferberliğinde Bingöl 81 il arasında istihdamını en fazla artıran 3’üncü il oldu. Güvenlik artıkça, terör örgütünün baskısı kalktıkça, hamdolsun tüm Doğu ve Güneydoğu illerimiz yeni fabrikalarla, üretim tesisleriyle gençlerimize iş imkanı sunacak yeni projelerle tanışıyor.

Şimdi az önce dışarıda da kendilerini gördüm, özellikle SÜTAŞ firmasının Bingöl’de 1060 kişiye doğrudan istihdam, 8 bin kişiye dolaylı istihdam sağlayacak bir fabrikasının şu anda inşaat çalışmaları inşallah devam ediyor, sürüyor. Bölgenin en büyük entegre tesisi olacak proje tamamlandığında, şehrimizle birlikte çevre illerimiz de inşallah bundan nasibini alacak. 144 milyon dolarlık bir maliyetle kurulan bu tesiste 10 bin kapasiteli damızlık süt sığırı çiftliği, 5 bin kapasiteli besi çiftliği olacak. Bizzat takip ettiğimiz bu projenin en kısa sürede faaliyete geçmesini arzu ediyoruz.

Gençler, Kentpark projesiyle şehre 5 kilometre, havalimanına 12 kilometre mesafede olan 110 bin metrekare bir alan üzerine yapılacak bir cazibe merkezi ve turizm kompleksi inşa edeceğiz. Cazibe merkezinden kastınız herhalde teşvik kapsamını kast ediyorsunuz değil mi? Yani bir yanlışlık olmasın. İçinde 500 yataklı termal otel, bir alışveriş merkezi, açık ve kapalı yüzme havuzları, spor tesisleri, yapay göl ve kent ormanı yer alacak. Bingöl’ü bir üst lige taşıyacak bu projenin de en kısa sürede tamamlanmasını diliyorum.

Şimdi geliyorum bir yere, söz verdiğimiz gibi Bingöl’ü hamdolsun doğalgaz ile buluşturduk; tamam mı? Bazı vatandaşlarımız kullanmaya başladı, ama bazıları da hala direniyor. Cevdet Bey, yani bunu inşallah önümüzdeki yıl tamamlamamız lazım. Şehrin diğer alanlarında da altyapı çalışmaları sürüyor. Allah nasip ederse gelecek yıl şehrin tamamını doğalgazın konforuyla tanıştırmış olalım ki benim hanım kardeşlerim çektikleri şu çileden kurtulsunlar.

2007 yılında kurulan Bingöl Üniversitesinde, bugün havadan şöyle helikopterle izledim, tabi muhteşem bir üniversite var, Türkiye’de örnek üniversitelerden bir tanesi oldu, 16 bine yakın öğrenci var, binin üzerinde de çalışan var. Yurt dışından öğrenci alan üniversitemiz, gelişmişlik listelerinde her geçen gün daha üst sıralara çıkıyor. 2017 yılında Bingöl Üniversitesini pilot üniversite ilan ettik; nasıl, iyi mi? Şimdi üniversitemizden daha fazla başarı, her alanda daha nitelikli kalıcı eserler bekliyoruz.

Gençler, nasıl, Çapakçur Köprüsünden memnun musunuz? “Evet.” Memnun musunuz? “Evet.” Biliyorsunuz daha önce Çapakçur Deresi üzerinde bir köprü vardı, fakat bu köprü Bingöl’ümüzün ihtiyaçlarını karşılamıyordu. Yaklaşık 30 milyon liralık bir yatırımla 16 ayaklı, 547 metre uzunluğunda, 28 metre genişliğinde son derece modern bir köprüyü 7 ay gibi rekor bir sürede tamamlayarak Bingöllü kardeşlerimizin emrine sunduk. Ya biz aynısını depremde de yapmadık mı? Depremde daha 24 saatte ben buradaydım, hemen deprem oldu atladık geldik; niye? Çünkü depremden dolayı mağdur, mazlum duruma düşmüş olan Bingöllü kardeşlerimi yalnız bırakamazdım. Ve arkadaşlarımızla beraber geldik, hemen buraları dolaştık ve süratle bütün işte o malum konutları yapmaya başladık. Hani bizden öncekilerin böyle bir derdi var mıydı? İşte o Düzce depremleri, Kocaeli, hiç. O zaman işbaşında olanların böyle bir derdi var mıydı? Yok. Ama biz dertliyiz dertli, bizim derdimiz var, biz bu millete aşığız aşık.

Ve şimdi de Çapakçur Vadisini ıslah çalışmaları devam ediyor. Yeni viyadüğümüzün altından geçen vadi mesire alanları, çevre düzenlemeleriyle gerçekten Bingöl’ün güzelliğine güzellik katacak. Bak Cevdet, ona göre takip edeceksin ha.

Bingöl bir şehir meydanına ve Selçuklu mimarisiyle şehrin sembolü olacak yeni hükümet konağına da kavuşuyor. Eski hükümet konağımızın altı otopark, üstü kent meydanı olacak şekilde düzenlenecek.

Sağlık alanında il merkezi ve ilçelerdeki hastanelerimizi yeniledik. Bingöl Merkez Devlet Hastanemize 200 yataklı bir blok daha ilave ederek kapasitesini daha da artırdık. Ayrıca, Solhan, Karlıova, Genç ve Kiğı ilçelerimize devlet hastaneleri yaptık.

Kardeşlerim; 2003 yılındaki depremden sonra şehrimizi yeniden adeta inşa ettik. Son 15 senede 5544 adet konut inşa edip sahiplerine teslim ettik.

2002 yılında Bingöl’de sadece 5 kilometre bölünmüş yol vardı biliyor musunuz? Biz tam 221 kilometre bölünmüş yol yaparak Bingöl’ün toplam bölünmüş yol uzunluğunu 226 kilometreye çıkarttık. Şu anda Bingöl’de yatırım maliyeti 1,6 milyar lira olan 6 adet yol projemiz devam ediyor. Ulaşım projelerimiz tamamlandığında Bingöl doğu-batı, kuzey-güney yönünde adeta bir kavşak noktası olacak. Bingöl-Solhan yol ayrımı, Yenibaşak yolu ile Bingöl- Kartal-Sancak yoluna bu yıl başlıyoruz.

2013 yılında bizzat gelerek Bingöllü kardeşlerimi ne yaptık, havalimanı ile buluşturduk, tamam. Biz yaptık, biz yaparız ya. Çünkü biz ne dedik? Biz ne aldanan olacağız, ne aldatan olacağız. Bakın çok enteresan gençler, bunları bilmeyen gençlere anlatın. Havalimanımızın yolcu trafiği 2013 yılında 29 bin kişi iken, 2017’de nereye çıktı biliyor musunuz? 166 bine yükseldi; Halep oradaysa arşın Bingöl’de. İstanbul Anadolu Yakasından Bingöl’e karşılıklı uçuşlar inşallah 17 Ocak’ta başlıyor.

25 milyon lira ile kaynak kullanarak bir kaynak tesisi inşa ettik, bu tesisi pistleriyle, teknik teçhizatlarıyla, 70 yataklı otel binasıyla siz Bingöllü kardeşlerimizin hizmetine sunduk. Tesise 2016-2017 sezonunda gelen kişi sayısı ne oldu biliyor musunuz? 100 bini aştı, maşallah.

Bingöl şehir merkezinin 2040 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını karşıladık, bitti o iş.

Son 15 yılda Bingöl’e 103 milyon lirası hayvancılık olmak üzere toplam 196 milyon lira tarımsal destek verdik, yani 196 trilyon. AK Parti demek hizmet demektir, eser, proje, üretim, kalkınma demektir. Biz aşkınan yorulmaz diyerek halka hizmeti Hakk’a hizmet olarak bir kadroyuz.

Biz fani olan bu dünya hayatını ahiretin tarlası olarak gören, bunun için de geride hoş bir seda bırakmanın gayreti içerisinde olan bir hareketiz, biz kadroyuz. 15 yıldır ne şehirlerimiz arasında, ne de vatandaşlarımız arasında asla ayrım yapmadık, yapılmasına da müsaade etmedik. İnsanlarımızın etnik kimliğine, inancına, meşrebine, mezhebine bakmadan, hiç kimseyi ötekileştirmeden 80 milyonun tamamını kucakladık. İstanbul’da ne varsa Diyarbakır’da da o olsun, Ankaralı hangi hizmeti alıyorsa Bingöllü de onu alsın diye gayret gösterdik.

Türkiye’nin geçtiğimiz 15 senesi, Rabbimin lütfu ve ihsanı sayesinde ülkemize her alanda baştan sona eserlerle donattığımız bir dönem oldu, inşallah bundan sonra da aynı kararlılıkla çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Değerli kardeşlerim; tabi ki bugünlere kolay gelmedik, son 15 yıl içerisinde oyunları boza boza, fitne teşebbüslerini, milletimizi birbirine düşürmeye yönelik kaos senaryolarını yırta yırta geldik. Hiçbir kazanımımız bize altın tepside sunulmadı, elde ettiğimiz hiçbir başarı tesadüfen ortaya çıkmadı. Ülkemizin yakaladığı her başarıda, kat ettiğimiz her mesafede anlımızın teri var. Bingöllü kardeşlerim gibi milletimizin desteği, duası, niyazı var.

Bir taraftan terör örgütleri ve vesayet odaklarıyla mücadele derken, diğer taraftan vatandaşlarımıza hizmet ettik, kardeşlerimizi ve kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi perçinledik. Ekonomide ileri giderken demokrasiyi, kültürel hak ve özgürlükleri ihmal etmedik. Klavyelerin dillerini çok iyi okuduk, tabelaların, inançların üzerindeki baskı ve ötekileştirmeye biz son verdik. Üniversite kapılarında gözyaşlı bekleyen kız çocuklarımızın sorunlarını sizlerin desteğiyle biz çözüme kavuşturduk. O başörtülü kızlarımız üniversite kapılarında ne çile çektiler biliyorsunuz değil mi? Demokraside, adalette, hak, özgürlükte evvel Allah AK Parti iktidarının getirdiklerini kimse getiremedi.

Kardeşlerim; güçlü Türkiye, bilesiniz ki dünyaya ayar veren Türkiye olacaktır. Dünyanın geri kalanından fazlamız var, hamdolsun eksiğimiz yok. Ve biz demokraside, adalette, hak ve özgürlüklerde artık Avrupa veya Amerika ile yarışmıyoruz, kendimizle yarışıyoruz.

Batı dünyasının ırkçılık ve faşizme yuvarlandığı bir dönemde, Türkiye, hukuk, adalet, toplumsal barış ve özgürlükler noktasında birçok ülkeye örneklik yapıyor. Bize her fırsatta kibirli bir şekilde demokrasi dersi verenlerin, göçmenlere, yabancılara, dili, inancı, rengi farklı olanlara nasıl davrandıklarını, onları nasıl aşağıladıklarını hep beraber görüyoruz ve bunları çok iyi tanıyoruz.

Şimdi değerli kardeşlerim; 2019, unutmayın, bir viraj yılıdır. Mart’ta belediye başkanları seçimi var, Kasım’da Parlamento ve Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Türkiye inşallah 2019 virajını geçmesi halinde, bilesiniz ki bu yarış daha da hızlanacak. 2019 virajını da geçmiş 15 yılda olduğu gibi başarıyla dönmek zorundayız; buna hazır mıyız? “Evet.” 2019 seçimlerine her zamankinden daha fazla, daha koordineli, daha planlı bir şekilde hazırlanmaya var mıyız? “Evet.”

İl kongrelerimizde 2019 seferinin hazırlıklarına işte şimdiden başladık. 2019’a kadar da durmadan, dinlenmeden, gecemizi gündüzümüze katarak tüm kadrolarımızla yoğun bir şekilde çalışmayı sürdüreceğiz. Bunun için Rabia’mıza çok sıkı sarılacağız. Hazır mısınız? “Evet.” Hazır mısınız? “Evet.”

Tek millet…
Olmadı, yok yok, böyle ses çıkmaz. Böyle olur mu ya? Hani coşkunuz? Bak demin dışarısı muhteşemdi.
Tek millet… Tek bayrak… Tek vatan… Tek devlet…

Biz 80 milyon tek milletiz. Türk’üyle, Kürt’üyle, Zaza’sıyla, Laz’ıyla, Arap’ıyla, Boşnak’ıyla, Arnavut’uyla, 80 milyon tek millet. Biz yaratılanı Yaratandan ötürü sevdik, bizde ayrımcılık olmayacak.

İki; tek bayrak. Bayrağımızın rengi şehidimizin kanıdır, hilal bağımsızlığımızın ifadesidir, yıldız şehidimizin ta kendisidir.

Üç; tek vatan, 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Vatan topraklarımızı bölemezler, bölmeye gayret edenler bedelini ağır öderler. İnlerine kadar kovaladık mı? “Evet.” Kovalıyor muyuz? “Evet.” Kovalayacağız, onlar kaçacak biz kovalayacağız.

Ve dört; tek devlet. Gençler, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka bizim bir devletimiz yok, tek devlet. Yok paralel devletmiş, yok şuymuş, yok buymuş; tek devlet.

Ve bütün bunlarla ilgili ne yapacağız? Şöyle bir kalkın bakalım, şöyle bir kalkın, yoruldunuz belli. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.

Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey sizi hatırlatıyor, bana her şey Bingöl’ü hatırlatıyor.

Şimdi soruyorum; ana kademe, 2019 için hazır mıyız? “Evet.”

Hanımlar size soruyorum, 2019 için hazır mıyız? “Evet.”

Gençler size soruyorum, 2019 için hazır mıyız? “Evet.”

Rabbim yar ve yardımcımız olsun, Mevla’m yolumuzu, bahtımızı açık etsin.

Bu düşüncelerle sözlerime son verirken, AK Parti Bingöl İl Kongremizin yeni bir dirilişe, yeni bir şahlanışa vesile olmasını Allah’tan diliyor, yeni görev alacak kardeşlerimi şimdiden tebrik ediyorum. Bayrağı devredecek arkadaşlara tekrar teşekkür ediyorum.

Sağ olun, var olun.