Zaza Dil Kültür ve Tarih Derneği Başkanı İbrahim Bukan, 2001 yılında Bursa’da yazmaya başladığı ve yaklaşık olarak 5 bin sözcüğün bulunduğu söyledi.

Bukan, hazırlanan çalışma hakkında şunları söyledi: “Bu kaynak 05 Ocak 2001 yılında Bursa’da yazılmaya başlandı. Bundan iki yıl öncesinde ise not şeklinde sözcük derlenmesi yapıldı. Şu an ise yaklaşık 17 yıldır yapmış olduğum çalışmayı bitirmiş bulunmaktayım. Ancak Zazaca sözcük toplama ve derleme çalışması bitmiş değildir. Halk arasında o kadar bilmediğimiz sözcükler vardır ki; tıpkı toplu iğneyle bir Höğükte- (tuımluıste) arkolojik kazıyı andırır bir çalışma. Buda baya zahmet ve çaba gerektiren bir iştir. Bu çalışmada izlenen yöntem; çoğunlukla halktan sözcük toplama, kısmen bazı kaynaklardan yararlanma, ve esas olarak izlenen yöntem ise alfabetik harf diziminden çözerek bir sözlük hazırlanıldı. Şimdiye kadar derlenip toparlanmayan zazaca dil sözlüğünün sözcük yapısı aslında sanıldığı kadar kolay bir şey olmadığı ve Türkçedeki sözlük yapısına benzemediği bu çalışmaya başladığımdan sonra öğrendim. Bunun için; önce zazacada kullanılan harf sayısını ve dil yapısına göre kulanım halini gördükten sonra kısmi bir gramer pratiğinden sonra yazmaya başladım. Zazacanın kök dil olması nedeniyle çok yönlü ve doğaçlı sözcükleriyle, tek veya iki harf ile bir çok anlam türetildiği ve sözcük yapıları daha çok kısa ve doğal sözcüklerden oluşmaktadır.

Bu durum bize tıpkı budanmamış gelişi güzel gelişen bir ormanı andırmaktadır. “za” kavramı “doğma, doğurdu” anlamlı olup “za-za, zaza” sözcüğü “doğurdu, doğuran” anlamını taşımaktadır. Onun için; insanlık tarihinde ilk ve en eski bir dil yapısına sahip olduğu gerçeğini açığa çıkartmaktadır. İşin tarihi köken yapısı ve edinimi ile filolojik ve etimolojik yönü insanlık tarihi ve Ari dil yapısının kök dil durumu açısından çokça kişilerin ilgi alanına gireceği kanısındayım.
Zazaca konuşanlar tarih boyu hep başka adlarla anıldılar veya kendilerini o isimlerle andılar. Örneğin: Nemrudiler, Hurriler, Lewililer, Kassitler, Hiksoslar, Dımıliler- Daylemiler, Sakalar… biçiminde isimler ile anıldıkları bilinmektedir.

Ancak; “Zaza” olarak kendini adlandıranlar çok az bir kesimdir. Buna ilişkin tarihte Persi- Poliste (M.Ö. 1530… ) bir kaya yazıtında Frat ve Dicle havzasına “Zazana-Zawzana” diye tabir edildiğinide görmekteyiz.

Bu kaynağı hazırlamakla sadece Zazaca dilinin sözcüklerini derlememiş olduğumu kanısındayım. Bu kaynak; aynı zamanda Aryan dil gurubunun kök dili olduğu inancıyla insanlığın ilkel dil-sözcük yapısını derlemiş olduğum inancındayım. Dilerin kökenini araştıran filolojinin esas alacağını ve dünya diler ailesi ile insanlık tarihine büyük katkı sağlayacağını kanısındayım.