“Zaza Edebiyatı’nda Mevlidin Yeri” paneli

0
112

Bingöl Üniversitesi Yaşayan Diller Topluluğu tarafından, “Zaza Edebiyatında Mevlidin Yeri” konulu bir paneli düzenlendi. Panele konuşmacı olarak, Öğretim Görevlisi Murat Varol, Öğretim Görevlisi İbrahim Dağılma ve Mevlit Yazarı Molla Abdulkadir Muşeki katıldı.

Bingöl Üniversitesin Fen Edebiyat Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen panel, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Panele, HÜDA PAR Bingöl İl Başkanı Hamdullah Tasalı, İlahiyatçı Fikri Dargın, öğretmenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

Panelin moderatörlüğünü yapan Bingöl Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri ve Edebiyat Bölümü Öğretim Görevlisi Mehmet Aslanoğulları, “Zaza Edebiyatında Mevlidin Yeri” panelini, Bingöl Üniversitesi Yaşayan Diller Topluluğu tarafından tertip edildiğini belirterek, konu hakkında kısa bilgi verdi.

Panel’in ardından İLKHA’ya konuşan Bingöl Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü Müdür Yardımcısı Öğretim Görevlisi Murat Varol, Zaza Edebiyatı’nda mevlitlerin yeri hakkında bir panel düzenlediklerini söyledi.

“Zazaca klasik edebiyatı Molla Ahmed’i Xasi’nin yazmış olduğu mevlit ile klasik Zazaca yazılımı başlıyor”

Panelde hem Zaza Edebiyatı’nı konuştuklarını, hem de Zaza Edebiyatı içerisindeki klasik edebiyatın mevlit başlığını ele aldıklarını ifade eden Varol, “Zazaca’nın klasik edebiyatındaki mevlitlerin başlangıcı olarak 1899’da Molla Ahmed’i Xasi’nin yazmış olduğu mevlit ile klasik edebiyat ve Zazaca’nın yazılımı başlıyor. İkinci mevlidi ise Siverekli Osman Efendi kaleme alıyor. Bu iki mevlitten sonra 1970’li yıllarda yine klasik Zaza Edebiyatı’nda farklı yazarların mevlitleri yazdıklarını görüyoruz. Bunlar, Molla Muhammed Ali Xuni, Molla Kâmil’i Pali ve Molla Abdulkadir’i Muşeki gibi medrese eğitimi görmüş seyda ve mollalar tarafından bu klasik edebiyat geleneğinin devam ettirildiğini ve bu tarzda eserler yazıldığını görüyoruz. Hâlâ da bu tarzda eserlerin yazıldığını devam ettiğini görüyoruz, çünkü Haziran 2017’de bir yazarımız bir mevlit yayınlamış. Burada şöyle bir sonuç çıkıyor; Zazaca’nın klasik edebiyatı her geçen gün yeni eserler, yeni şairler yetiştirmeye ve bu alandaki boşluğu her geçen gün biraz daha fazla bir şekilde doldurduğunu görüyoruz.” dedi.

“Zazaca sekiz mevlit yazıldı”

Zazaca’da sekiz mevlidin yazıldığını belirten Varol, “Bunlar, Molla Ahmed-i Xasi’nin 1892’de yazdığı ve 1899 yılında yayımladığı mevlit. Bu eserden kısa bir süre sonra ikinci eseri ise 1903 yılında Siverekli Osman Efendi kaleme almıştır. Bu iki eserden sonra çok uzun bir süre Zazaca herhangi bir eser yazılmamıştır. 1970’li yıllardan sonra Molla Muhammed Ali Huni, Molla Kamil Puexi, Molla Muhammed Muradani, Molla Abdulkadir Muşeki, Bilal-Feqi Çolig ve Mehmet Akif Demir, Zazaca mevlit yazmışlardır.” İfadelerini kullandı.

Bingöl Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Doğu Dilleri ve Edebiyat Bölümü Öğretim Görevlisi İbrahim Dağılma, Zazaca Edebiyatı’nda mevlit ve mevlitlerin yeri hakkında konuştuğunu belirterek, panelde Molla Ahmed’i Xasi ve onun mevlidini anlattığını söyledi.

“İlk Zazaca mevlitte; Tevhid, Münacat, Miraç, Viladet, doğum ve yaratış gibi bölümler yer almaktadır”

“Molla Ahmed’i Xasi Zazaca Edebiyatı’nda ilk yazılı eseri yazan kişi ve aynı zaman ilk Zazaca mevlidi kaleme almıştır.” diyen Dağılma, şunları söyledi:

“Ahmed’i Xasi’nin Zazaca mevlidi yazma süreci; bazı kurmanç mollaların, kendisi ile şakalaşmasının ve latife yapmasının bir ürünü olarak ortaya çıkıyor. Bu kurmanç mollalar, bir cami avlusunda oturup konuşurken, Ahmed’i Xasi’ye sizde Molla Ceziri, Ahmedi Xani, Fekiye Teyran, Molla Hüseyini Bateyi gibi edebiyatçılar ve şairiler yoktur. Bu sözler Ahmed’i Xasi’ye biraz ağır gelir, kendisi 23 yaşında olmasına rağmen bunun üzerine eve kapanıp bir hafta sonra 366 beyitten oluşan ve tamamı Zazaca olan bir mevlit ortaya çıkarır. Bu mevlit arız vezni ile yazılmış olup mesnevi tarzındadır. 14 kısımdan oluşan bu mevlitte, Tevhid, Münacat, Miraç, Viladet, doğum ve yaratış gibi beli başlı bölümler yer almaktadır. Aynı zaman Ahmed’i Xasi İttihat ve terakki döneminde edebi, felsefi ve siyasi noktalar da mücadeleleri olan ve kendini yetiştirmiş biridir. İki yıl boyunca Rodos adasında sürgün kalmıştır. Aynı zaman da Ahmed’i Xasi, Arapça, Farsaça, Türkçe, Kürtçe ve Zazaca’yı bilen ve bu beş dil ile mülemması olan Türkçe gazali, Kürtçe şiirleri yazan ve akide kitapları olan bir şahsiyet olarak karşımıza çıkıyor. 80 yıldan fazla bir hayat yaşadığı söyleniyor.”

“Amacım Zazaca dili ile Allah Resulünün hayatını anlatmaktır”

Panelde son olarak konuşan Molla Abdulkadir Muşeki de, kendisi tarafından Zazaca olarak kaleme aldığı mevlit hakkında katılımcılara bilgi vererek, burada toplanmamızın sebebinin Zazaca dili ile Allah Resulünün hayatını anlatmak olduğunu söyledi.

Muşeki, “Burada klasik âlimlerimizden, günümüz âlimlerine kadar Zazaca yazılan mevlitler hakkında konuştuk. Bende kendim yazdığım Hz Muhammed’in (sav) hayatını Zazaca mevlit hakkında bilgiler verdim. Bu Zazaca mevlitin bir bölümünü okudum. Allah bizleri Hz Muhammed’e (sav) layık bir ümmet eylesin. Mevlit demek viladet demektir.” dedi.

Hayatı hakkında da dinleyicilere bilgi veren Muşeki, “1968 yılında doğdum. İlk eğitimimi köyde tamamladım. Ortaokul, lise ve iki yıllık ilahiyatı dışarıdan bitirdim. Medrese eğitiminden sonra imamlığa başladım, imamlığımın ilk yıllarında 1992-1995 yılları arasında mevlidimi tamamladım ve sonra da tashihini yaptım. Mevlidimde 15 bölüm yer alıyor, 268 beyitten oluşuyor. Ben mevlidimi Peygamber Efendimizin hayatından kesitler sunarak yazdım, çünkü hep istiyordum ki kendi dilimde yani Zazaca olarak Peygamber Efendimizi anlatabileyim. Allah’a hamdolsun ki bu bana nasip oldu ve yazdım.” şeklinde konuştu.

Panel, yapılan konuşmaların ardından soru-cevap faslıyla sona erdi.